Koronavirüs Sonrası Sinema Kültürü!


 Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını birçok iş sektörünü etkilediği gibi sinema sektörüne de derin darbeler indirdi. Pek çok filmin çekimleri durduruldu ve vizyon tarihi ertelendi. Bu süreçte kepenkleri indiren sinema salonları ise can çekişiyor denilebilir. Film festivalleri ise erteleniyor ya da online ortamlar üzerinden yapılıp yapılamayacaklarının hesaplarını yapıyorlar.

 Film yazarından yapımcısına, yapımcısından yönetmenine, yönetmeninden patlamış mısır satıcısına, patlamış mısır satıcısından izleyicisine kadar kafamızda sürekli bu süreçten sonra sinema dünyasında nasıl farklar olacağı bir soru işareti oldu. Tamamını evde geçirdiğimiz bu günlerde online film-dizi platformları ise yükselişe geçmiş durumda. Evden sinema dizi izleniminin sürekli olunması adına tartışmalar bir yana, bizim gibi sinema salonlarında izleme keyfinin bir başka olduğunu savunanlar bir yana dursun. Bu tartışmalardan uzak bir şekilde film izlemeye devam etmeli, sinema dünyasının kült eserlerini tatmalıyız. Online film-dizi platformlarının dünya genelinde bir sinema ya da dizi kültürü oluşturduğunu biliyorduk. Fakat böyle bir salgının etkileyeceği kavramlar arasında sinema kültürü de yer ediniyor.

 Sinema insanla, doğayla, dünyayla ortaya çıkan bir iş. Biz bugünlerde bunların hepsinden yoksunuz. Sinemaya ya da dizilere dair bir üretim söz konusu değil. Karantina günlerinde vizyon tarihini bekleyen filmlerin bazıları online platformlara çıkış yapıyor ve sinema salonlarının kapalı olduğu bu günlerde biz izleyiciler için bir avantaj teşkil ediyor. Ama söylememizde fayda var; sinema salonlarında film keyfine varmak, evinde ses sistemi ve büyük ekranı olmayan izleyiciler için vazgeçilmez olacak bir aktivite. Karantina sürecinden sonra maalesef ki sinema sektöründe her şey rayına tam anlamıyla oturamayacak. Salgın sonrasında izleyici yine sinema salonlarına gitmeye devam edecek. Tabii  tedirgin olacaklar ve sosyal mesafeyi korumaya devam edecekler. Bu durum sinema salonları içinde belli başlı kuralları beraberinde getirecek ve bu kurallar karantina sürecinden alışkın olduğumuz kurallardan pek farksız olmayacak. Yine de sinemaseveri salonla buluşturabilecek kadar yol kat etmek gerçekten içinde bulunduğumuz duruma bakınca çok iç açıcı gözüküyor.

 Karantina süreci sonrasında bize sunulacak yapımlarda bu sürece dair izler görmek de mümkün olacaktır. Bu yapımlar çok farklı kategorilerde karşımıza çıkabilir. Bir aşk hikayesi, bir kişisel gelişim filmi veya koronavirüsü alt eden bir kahraman… Bu tarz hikayelerin örneği çok sayıda mevcut. Çünkü bu salgın gerçekten hayatlarımızın önemli taşlarını yerinden oynattı. Evlerimizde oturup, teknolojiyle insanlara ulaşmak normal zamanda da  kullandığımız bir etkileşim aracıydı fakat bu dönemde zorunlu olarak bu araçları kullanmak pek de iç açıcı gelmiyor. Yalnızlıkla da mücadele ettiğimiz bu süreçte her birimiz çokça düşünecek vakit bulacak ve belki de kült eserlerden olacak bir salgın filmi yazacağızdır.. Kim bilir?


Like it? Share with your friends!

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir